Thursday, July 5, 2007

Sehrin coplugunde...


Cevrem insan coplugu artik yavas yavas ust uste yigilmaktan derinden kokmaya baslamis bir copluk… Kapalilar, aciklar, sapiklar, deliler, muhafazakârlar, liberaller, yurtseverler, yurt sevmeyenler, merkezinden asirisina sagcilar, merkezinden asirisina solcular… Neden beni bu kadar rahatsiz ediyorlar? Belki de rahatsiz etmek yerine beni korkutuyorlardir! Onlardan biri miyim acaba diye dusundurdukleri icin ya da birbirlerine abartili derecede benzedikleri icin, kendileri olamadiklari ya da okuduklari gazetelerin mansetlerinden kopamadiklari icin korkutuyorlardir…

Ekzozlu ruyalar Istanbul


Hani bazi anlar vardir ya bir muzikle gaza gelinen, hadi gozlerini kapa ve Akdeniz’in kiyisinda issiz bir koyda oldugunu hayal et dersin…
Ve bazi sehirler vardir, Istanbul gibi kalabalik, bunaltici, fotografta durdugu gibi durmayan; iste boyle sehirlerde gozler kapatildigi zaman bile fazla uzaklasamazsiniz oldugunuz yerden... Kalabalik o kadar yogun, egzoz kokusu o kadar yakindir ki boyle sehirlerde muhtemelen gozler kapatildiginda bir Akdeniz koyu yerine lagim cukurunun dibinde bulursunuz kendinizi… Affet beni Istanbul ama bunu sana ben yapmadim!